Bu yılınızı iyi geçirdiniz mi?

Ne zaman okusam Can Dündar’ın bu şiiri beni alır uzaklara götürür. Bir çok şeyi ne kadar boşverdiğimi, hayatın telaşına ne çok kapıldığımı fark eder bazı kararlar alır sonra yine o hayatın telaşına kapılır gider o kararlarıda tekrar bu yazıyı okuyana kadar ertelerim. Umarım siz okur bazı kararlar alır ve benim gibi ertelemezsinizi. Bu yılınızı iyi… Devamını oku »

Karabük ve Gaziantep üzerine…

9 Nisan 2013 günü aklımda farklı düşüncelerle yola koyuldum. Sabah 6:30 sularında sevgili dostum Sn. Yiğit Ergenç’le buluşarak inci börekte Mehmet abimin leziz çayını afiyetle yudumladıktan ( burada küçük bir sakarlık yapıp çayıda döktüm ) sonra yüksek hızlı trenle Ankara’ya doğru yola koyulduk. Oyun ve bilişim sektörü ile ilgili keyifli bir sohbetle geçen yolculuk sonunda… Devamını oku »

Elazığ’daydık.

Elazığ’ı yıllardır merak etmişimdir. Bu merak neden kaynaklanıyor bilmiyorum ama Elazığ’a gittiğimde bu kadar mükemmel bir manzara ile karşılaşacağımı bilmiyordum. İki Nisan günü sevgili Yiğit ile birlikte YHT ile Ankara’ya geçtik. Uçağımızın geç olmasına müteakip eski internet arkadaşlarımdan Ece’yi arayarak gelmesini rica ettim o da beni kırmadı sağolsun geldi. Fakat benim için asıl süpriz eski… Devamını oku »

Dunning-Kruger Etkisi ya da Kifayetsiz Muhterisler

Bazen karşımızdaki insanın kifayetsizliğini anlatmak için kelimeler kifayetsiz kalır.Karşımızdaki insan o kadar kendinin farkında değildir ki, ona dert anlatmanın ne kadar meşakkatli bir iş olacağını düşünerek bile yorulabilirsiniz. Üstüne üstlük bu insanlar, yüzdükleri sığ suyu bulanıklaştırarak derinmiş gibi havası yaratırlar -ki bu yine aslında sığ sularda olduklarının bile farkında olmadıklarını gösterir. Bu bulanıklaştırma yeteneği de onları… Devamını oku »

Kardelen çiçeğini bilir misiniz?

Adı gibi ‘kar’ı deler geçer kardelen… Binbir zorluktan sıyrılıp beyazda can bulmaya çalışır… Eski neşesini kaybetmiş, sahiplerinin çoktan geri dönülmeyen bir yolculuğa çıktığı terkedilmiş bir bahçede rastladım ona… Yanızdı, korunmasızdı fakat bir yol bulup çıkmıştı işte o derin topraktan… Etrafında onu canlandıracak, sevindirecek hiçbir şey yoktu ama o boynu eğik de olsa ayakta durmaya çalışıyordu,… Devamını oku »

Rose

Okulun ilk günü, ilk derste profesörümüz, önce kendini tanıttı, sonra “Bu yıl, yepyeni bir öğrencimiz var. Çok ilginç biri bakalım bulabilecek misiniz” dedi… Ayağa kalkıp etrafa bakmaya başlamıştım ki,yumuşak bir el omzuma dokundu… Döndüm… Yüzü iyice kırışmış bir yaşlı hanımefendi, bana gülümseyerek bakıyordu… “Ben Rose” dedi.. “Benim adım Rose, yakışıklı… 87 yaşındayım. Madem tanıştık seni… Devamını oku »