Yaş dediğin nefes muhasebesidir.

Yine 17 Ekim, yine yağmurlu bir ekim akşamı ben bir yaş daha büyümüşüm. 28 yıl, 336 ay, 10,228 gün, bilmem kaç yüz bin saat veya bilmem kaç yüz milyon saniye! Dönüp arkama baktığımda işte şuracıkta, şu söğütün altında el sallıyor 17 yaşım. Diğer köşede 25’im duruyor. Gözleri az kısıp ileri baksam elimden tutmuş annem yedimde ilkolula götürüyor. 27’imde mecideyeköy metrosunun önündeyim gözlerim yaşlı. Ama gönlüm hep sokakta hayta arkadaşlarımla misket oynuyor.

Hoyratça tüketilen yirmi sekiz yılın ardından bir ömür muhasebesi yapmak istedim. Ömür muhasebesi dediğin günlerle aylarla olmuyor cancağızım, nefes sayısı bu işin aslı… Normal bir insan günde ortalama 86400 nefes alır diyorlar. Yirmi sekiz yıllık şu ömürde acaba kaç tane aldım? Kaçının hakkını verdim? Acaba kaç tane kaldı?

Hesaba vurduğun zaman sadece tek farkına vardığın ömrü tükettiğin belki de bu yüzden sevemedim happy birthdayleri… Masasında ki ekmeğin bittiğini, arabasının eskidiğini kutlamayanlar niye kutlar bir ömrü tükettiğini?

Bunun farkına varmadan bende hoyratça yirmi sekiz yıllık bir ömrü an itibari ile tükettim.  Necip Fazıl’ın mısralarıyla “Tam otuz yıl saatim işlemiş, ben durmuşum. Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum.” Otuz olmasa da bu dünyada habersiz uçurtma uçurulan koskoca yirmi sekiz yıl! Bilirim ki bu kadar yaşayamayan insanlar var ve daha fenası bu yaşta çoktan İstanbul’u fethetmiş birisini yazıyor tarih sayfaları…  Öyleyse bu gece bir doğum gününden ziyade yirmi sekiz yılın muhasebe gecesi olsun istedim ve oturdum nefes muhasebeine elimde ki tek sonuç bir nefesin bile şükründen acizliğim.

Yine de güzel geçti 28 yıl. Güzel işler yapmaya çalıştım. Ne kadar başarılı olduğum tartışılır. Ama en nihayetinde çok güzel insanlar tanıdım. Belki de tek kazancım. Bundan mütevellit bugüne kadar her ne şekilde olursa olsun yanımda olan başta ailem, dostlarım beni hep yarı yolda bırakan yada bana gideceği yere kadar eşlik eden sevgililerim olmak üzere bana her zaman destek hatta köstek olan herkese bir teşekkürü borç biliyorum.

İyi ki varsınız.

Bu yazımı beğendiyseniz, RSS ile yeni yazılarımdan haberdar olabilirsiniz. Gmail hesabınız varsa tüm beğendiğiniz siteler için Google Reader kullanabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gürcan SERBEST © 2017, Powered by Wordpress & HC-2011